Gümüş fiyatları 300 dolara çıkabilir mi? Piyasada kritik tablo
Spot gümüş 59,22 dolar seviyesinde! Çin’in rekor talebi ve arz sıkışıklığı fiyatları yukarı itiyor. Analistler 180-300 dolar hedefini işaret ediyor.
Küresel gümüş piyasasında Çin’in artan fiziki talebi ve arz sıkışıklığı fiyat beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Spot gümüş son kapanışta 59,220 dolar seviyesinde işlem gördü.
ÇİN’İN TALEBİ REKOR KIRDI
2026’nın ilk çeyreğinde Çin’in gümüş ithalatı rekor seviyelere ulaştı. Mart ayında ithalat hacmi 10 yıllık mevsimsel ortalamanın yüzde 173 üzerinde gerçekleşti. Bunun yanı sıra Çin’in küresel fotovoltaik güneş paneli üretimindeki ağırlığı gümüş talebini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
PEKİN’DEN RAFİNE GÜMÜŞE KISITLAMA
Pekin yönetiminin yüksek teknoloji tedarik zincirlerini korumak amacıyla rafine gümüş ihracatına sınırlamalar getirdiği belirtiliyor. Çin’in küresel rafinajdaki ağırlığı dikkate alındığında bu adım fiziki arzın önemli bölümünü ülke içinde tutuyor.
BATI PİYASALARINDA TESLİMAT BASKISI
Artan fiziki talep COMEX ve LBMA gibi Batı piyasalarında teslimat baskısını yükseltti. Kaldıraçlı “kağıt gümüş” işlemlerinin yoğunluğu, fiziki teslimat taleplerinin arttığı dönemlerde piyasayı daha kırılgan hale getiriyor.
SHORT SQUEEZE VE TARİHİ YÜKSELİŞ
Gümüş piyasasında kalıcı bir backwardation sürecine girildiği ifade ediliyor. Bu durum tarihi ölçekte bir short squeeze hareketini tetikledi. Spot gümüş fiyatı geçen yılki 30 dolar bandından 2026 Ocak sonunda 121,69 dolar/ons seviyesine kadar yükseldi. Ardından sert teknik düzeltmeyle 65-87 dolar aralığına geriledi.
300 DOLAR MÜMKÜN MÜ?
Bazı kurumsal analistler teslimat sorunlarının derinleşmesi halinde 180 ila 300 dolar ve üzeri seviyelerin gündeme gelebileceğini belirtiyor.
ARZ TARAFI ESNEK DEĞİL
Gümüş üretiminin yüzde 70’inden fazlası bakır, çinko ve kurşun madenciliğinin yan ürünü olarak gerçekleşiyor. Dolayısıyla fiyatlar yükseldiğinde arzı hızla artırmak kolay olmuyor. Silver Institute’un 2026 Dünya Gümüş Araştırması da gümüş piyasasının üst üste altıncı yılda yapısal arz açığıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.