REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Odaya girince neden ne yapacağımızı unutuyoruz? Uzmanı açıkladı

Anahtarın yerini unutmak, bir odaya girdikten sonra ne yapacağını hatırlayamamak ya da yeni tanışılan bir kişinin adını akılda tutamamak her zaman hafıza problemi anlamına gelmiyor. Prof. Dr. Murat Kurt, unutmanın beynin sağlıklı çalışmasının bir parçası olduğunu belirterek, dijital bilgi bombardımanının ise hafızadan çok dikkati zorladığına dikkat çekti.

Odaya girince neden ne yapacağımızı unutuyoruz? Uzmanı açıkladı
REKLAM ALANI

Günlük hayatta yaşanan küçük unutkanlıklar birçok kişide “Hafızam mı zayıflıyor?” endişesine yol açıyor. Ancak Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt’a göre unutmak her zaman olumsuz bir durum değil. Beyin, önemli bilgileri koruyabilmek ve yeni bilgiler öğrenebilmek için gereksiz ayrıntıları ayıklıyor. Kurt, hafızanın kusursuz bir kayıt cihazı gibi çalışmadığını vurgulayarak, “Beyin bir depo değil, bir editördür” değerlendirmesinde bulundu. Beynin her gün karşılaştığı milyonlarca uyaranın tamamını saklamasının, önemli bilgiye ulaşmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi zorlaştıracağını belirtti.

TELEFONDAKİ BİLGİ BOMBARDIMANI BEYNİ YORUYOR

Sosyal medya, bildirimler ve sürekli değişen dijital içerikler de hafızayı etkileyen önemli faktörler arasında bulunuyor. Ekranda hızla tüketilen içeriklerin çoğunun derinlemesine işlenmediğini belirten Kurt, sürekli uyaranlara maruz kalmanın önemli bilgilere odaklanmayı zorlaştırabileceğini söyledi. Özellikle telefon bildirimleri, aynı anda birden fazla işle uğraşmak, stres ve düzensiz uykunun dikkat üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Kurt, gereksiz bilişsel yükün azaltılmasının hafızanın daha verimli kullanılmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

ODAYA GİRİNCE NEDEN NE YAPACAĞIMIZI UNUTUYORUZ?

Bir odaya girdikten sonra “Ben buraya niye geldim?” diye düşünmenin de bilimsel bir açıklaması bulunuyor. Psikolojide “kapı eşiği etkisi” olarak adlandırılan durum, beynin bir ortamdan diğerine geçerken bağlamı güncellemesiyle ilişkilendiriliyor. Yeni ortama geçildiğinde çalışma belleğinde tutulan bilgi kısa süreliğine dikkatin odağından çıkabiliyor. Yoğun çalışma temposu ve sürekli bölünen dikkat de bu durumun daha sık yaşanmasına neden olabiliyor. Prof. Dr. Kurt, “Sorun çoğu zaman hafızada değil, dikkattedir” diyerek birkaç saniye durup yeniden odaklanıldığında unutulan bilginin çoğu zaman geri geldiğini belirtti.

HER UNUTKANLIK DEMANS BELİRTİSİ DEĞİL

İsimleri zaman zaman unutmak, anahtarın yerini karıştırmak veya bir randevuyu hatırlamakta gecikmek tek başına hastalık göstergesi olarak değerlendirilmiyor. Ancak aynı soruları sürekli tekrarlamak, tanıdık yerlerde yön bulmakta zorlanmak, para yönetimi gibi günlük işleri yapmakta güçlük çekmek veya unutkanlığın giderek ağırlaşması durumunda uzman değerlendirmesi öneriliyor. Kurt, uykusuzluk, kronik stres, depresyon, yoğun iş temposu, bazı ilaçlar ve dikkat dağınıklığının da hafızayı etkileyebileceğine dikkat çekti.

HAFIZAYI KORUMAK İÇİN 5 TEMEL ALIŞKANLIK

Hafızayı güçlendiren tek bir “mucize yöntem” bulunmadığını vurgulayan Kurt; kaliteli uyku, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite, yeni beceriler öğrenmek, güçlü sosyal ilişkiler kurmak ve dengeli beslenmenin beyin sağlığının korunmasında önemli olduğunu belirtti. Kurt ayrıca odaklanmayı sürekli bölen çalışma alışkanlıklarından uzak durulmasını ve zihnin yeni deneyimlerle canlı tutulmasını önererek şu mesajı verdi: “İyi çalışan bir beyin sadece hatırlayan değil, gerektiğinde unutabilen beyindir.”

 

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ